+ Konuyu Cevapla + Yeni Konu Aç
Toplam 3 Sayfadan 1. Sayfa 1 2 3 SonuncuSonuncu
Toplam 26 sonuçtan 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Yatacak yerimiz yoktur

  1. #1
    Uçan Üye El-Emin Çok ünlü. El-Emin Çok ünlü. El-Emin Çok ünlü. El-Emin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2005
    Yaş
    5
    Mesajlar
    2,053
    Rep Puanı
    100

    Standart Yatacak yerimiz yoktur




    Bu Konuyu Facebookta Paylaş

    Bu yazıyı arkadaşlarınıza ulaştırmıyorsanız yatacak yeriniz yoktur.


    BU UNUTULUR MU ? (Ama malesef unuttuk...)

    Birinci Dünya Savaşı'nda Ingilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kismi da Mısır'ın Iskenderiye şehri yakınlarında bulunan
    Seydibeşir Usare Kampı'na hapsedildi.

    Kampın tam adı, 'Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampı' idi. Bu kampta, 1918'de Filistin cephesinde esir düşen 16. Tumen'in 48. Alayı'na baglı Osmanlı askerleri tutuluyordu.

    12Haziran 1920'ye kadar
    iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet, agır hakaret ve aşagılamaya maruz kaldılar.

    Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise
    Ermeniler idi...

    Kamptaki, Türkçe bilen
    Ermeni tercümanların yalan, yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kamplarin Ingiliz komutanları, azılı Türk düşmanı kesilmişlerdi. Savas bitmişti. Ancak, kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek, Ingilizler'in işine gelmiyordu. Cünkü, olasi yeni bir savasta, bu askerlerin yeniden karşılarına cıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, Ingilizlerin beyinlerine işlenmişti.

    Çözüm toplu katliamdı... Askerlerimiz, mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu. Ancak suya normalin cok uzerinde
    krizol maddesi katılmıştı. Mehmetçik, daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyorlardı. Ancak Ingiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarina izin vermiyorlardi. Mehmetçikler, bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Ancak bu kez Ingilizler havaya ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. Ancak başını sudan kaldıran artık göremiyordu. Cünkü gözler yanmıştı...

    Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz
    kör oldu. Bu vahset, 25 Mayis 1921 tarihinde TBMM'de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref beyler bir önerge vererek, Mısır'da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, bunun faili olan Ingiliz tabip, garnizon komutanı ve askerlerinin cezalandırılması icin TBMM'nin teşebbüse geçmesini istediler.

    Tabiiki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardı. Bu hesap sorma işide unutuldu gitti.

    Ama onlar unutmuyorlar...

    Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna sunuyorlar. En üzücü olanı da malum birilerinin, bu karalama kampanyalarına çanak tutması...




    ERMENİLER SOYKIRIM YAPILDI DIYE DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYOR BİZİM TARİHİMİZDEN HABERİMİZ YOK.Bu nasıl bir vahşet..15.000 askerimizi kör ettiler..Yazıklar olsun yapana yazıklar olsun bu olayın peşine düşmeyenlere…O gün haklarını aramadınız peki şimdi size engel olan kim..?ŞEHİTLERİMİZE SAYGINIZ VARSA 3 dakikanızı almaz bu yazıyı arkadaşlarınıza göndermek.

    www.cadde.eu


    Oruç ile ilgili bazı konular
    Adak Orucu Tutan Kadın Adet Görürse
    Adetli Kadının Oruçlu Gibi Durması ...
    Fitre ve Fidye Arasındaki Fark Nedir?
    Güneş  Doğduktan Sonra Adet Görme
    Güneş Doğduktan Sonra Adetten Temizlenme
    Hamile ve Süt Emziren Kadının Durumu
    Hanımların Muayene Olmaları
    Hayzı Geciktirerek Oruç Tutmak
    Hurma İle İftar Etmek   
    İftar Duası
    Kadın Adet Olacağım Diye Oruç Tutmazsa
    Kadir Gecesi...
    Kefaret Gerektiren Haller
    Oruç Bozmayı Mübah Kılan Haller
    Oruçlu Kadın Yemeğin Tadına Bakabilir mi?
    Orucu Bozmayan Şeyler Nelerdir?
    Orucu Bozup Kazayı Gerektiren Haller
    Orucun Fidyesi
    Oruçluya Mekruh Olan Haller
    Orucun Kısımları Nelerdir?
    Oruçta Kefareti Düşüren Haller
    Oruçun Şartları Nelerdir?
    Ramazan Orucuna Hergün Niyet  Şartmı?
    Uçakla Seyahat Eden İftarını Nasıl Yapar?
    Üç Aylarda Oruç
    Yapılacak Bazı Dua ve İbadetler
    Oruç ve Ramazan Üzerine Yazılar
    Bir aylık dindarlık
    Çocuk İçin Başka Bir Heyacandır Ramazan
    Çocuklar ve Ramazan
    Eski Ramazanlar
    Hristiyanlıkta ve Yahudilikte Oruç
    "Jetimam" Yahut Boşa Giden Teravihı

    Ramazan Bayramı
    Orucunuz Hangi Cinsten? - Ahmet Şahin
    Oruç Tutasınız ki Sihhat Bulasınız
    Oruç Tutmak Ya da Tutturan Oruç
    - Afşin Selim
    Oruç Tutmayanlar - Hayrettin Kahraman
    Oruçtaki Güzellikler

    Ramazan Ayı İbadet Ayıdır  - Mehmet Talü
    Ramazan Ayının Fazilet ve Esrarı
    Ramazan Ayının Üstünlükleri
    Ramazandaki Hedeflerimiz Neler Olmalı?

    Ramazanda Nasıl Yemeli
    Sahura Kalkalım
    - Mehmet Talü
    Sahuru Geciktirmekte Yarar Var
    Seferi Hali ve Oruç
    Temizlik İmanın, Oruç da Sabrın Yarısıdır
    Teravih Namazı

    Teravih Namazı Kaç Rekat ?
    ...
    ...
     

  2. #2
    Yeni Üye sevdete Gururlanmaya değer.
    Üyelik Tarihi
    Jan 2009
    Bulunduğu Yer
    Niğde
    Yaş
    22
    Mesajlar
    33
    Rep Puanı
    2

    Standart

    Bizlerle paylaştığınız için teşekkür ederim...
    Kesinlikle ulaştırmamız lazım, şehitlerimizi unutmamız mümkünmü? :(

  3. #3
    Misafir beytullah44 Çok ünlü. beytullah44 Çok ünlü. beytullah44 Çok ünlü.
    Üyelik Tarihi
    Nov 2005
    Bulunduğu Yer
    Dünya Sürgünü...
    Yaş
    29
    Mesajlar
    2,638
    Rep Puanı
    0

    Standart

    mesaj alındı Emın hemen sevk ıslemlerıne baslayalım.Allah razı ola.

  4. #4
    Uçan Üye El-Emin Çok ünlü. El-Emin Çok ünlü. El-Emin Çok ünlü. El-Emin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2005
    Yaş
    5
    Mesajlar
    2,053
    Rep Puanı
    100

    Standart

    Cümlemizden Allah razı olsun...
    Ermenilerden özür dileyenler neye göre özür dilemiş muhakkak onlarada ulaşır

  5. #5
    Misafir kavgam Çok ünlü. kavgam Çok ünlü. kavgam Çok ünlü. kavgam Çok ünlü. kavgam Çok ünlü.
    Üyelik Tarihi
    Apr 2006
    Bulunduğu Yer
    konya
    Yaş
    40
    Mesajlar
    4,530
    Rep Puanı
    0

    Standart

    teşekkürler emin benim mailime daha önce kaç kişiden geldi ve gönderildi

    yani dağıtım işi tüm hızıyla sürüyor

  6. #6
    Cezalı Üye aslanyurek53 Çok ünlü.
    Üyelik Tarihi
    Jan 2009
    Bulunduğu Yer
    istanbul,kadıköy
    Mesajlar
    256
    Rep Puanı
    0

    Standart

    emin kardeşim cok tşk allah senden ve senin gibi bu amacla vakit,zaman gecirenlerden razi olsun ama (bu msj ı arkadaşlarına göndermeyenlerin yatacak yeri yok)kısmı yanlış bir hitam,şeye benziyo bazan cep telden msj gelir bu msj ı 10 kışıye yolla birgun icinde bi suprizle karşılasacaksınız bunlar doğru değil ve ben inanmıyoru hicbirine:(onu başka bir şekilde anlatalım lütfen..a.e.o

  7. #7
    Uçan Üye El-Emin Çok ünlü. El-Emin Çok ünlü. El-Emin Çok ünlü. El-Emin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Mar 2005
    Yaş
    5
    Mesajlar
    2,053
    Rep Puanı
    100

    Standart

    Bu bir tepkidir aslan abi...
    Yan taraftan gelecek olan ve gelen tepkiye karşı döner tekme boxta yasak ama takla atarak adamın arkasına geçmeye benzetiyorum bende...

  8. #8
    Cezalı Üye aslanyurek53 Çok ünlü.
    Üyelik Tarihi
    Jan 2009
    Bulunduğu Yer
    istanbul,kadıköy
    Mesajlar
    256
    Rep Puanı
    0

    Standart

    sen bu işlerde profesyonelsin belli soleyecek pek bir lafım yok ancak kendi tecrubemle bi teknik,taktik tavsiyesikardeşim sagol..ben sizin gibileri elestirir sizlerle tartışırım kafirlerleri eleştirmem,tartışmamda onların yolu belli ben yanlışımı sizin gibilerle tartışarak konusarak anlar öğrenirim...

  9. #9
    Benzinci Üye Pir-i Horasan Çok ünlü. Pir-i Horasan Çok ünlü. Pir-i Horasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jan 2009
    Mesajlar
    131
    Rep Puanı
    3

    Standart

    Alıntı El-Emin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu yazıyı arkadaşlarınıza ulaştırmıyorsanız yatacak yeriniz yoktur.


    BU UNUTULUR MU ? (Ama malesef unuttuk...)

    Birinci Dünya Savaşı'nda Ingilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kismi da Mısır'ın Iskenderiye şehri yakınlarında bulunan
    Seydibeşir Usare Kampı'na hapsedildi.

    Kampın tam adı, 'Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampı' idi. Bu kampta, 1918'de Filistin cephesinde esir düşen 16. Tumen'in 48. Alayı'na baglı Osmanlı askerleri tutuluyordu.

    12Haziran 1920'ye kadar
    iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet, agır hakaret ve aşagılamaya maruz kaldılar.

    Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise
    Ermeniler idi...

    Kamptaki, Türkçe bilen
    Ermeni tercümanların yalan, yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kamplarin Ingiliz komutanları, azılı Türk düşmanı kesilmişlerdi. Savas bitmişti. Ancak, kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek, Ingilizler'in işine gelmiyordu. Cünkü, olasi yeni bir savasta, bu askerlerin yeniden karşılarına cıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, Ingilizlerin beyinlerine işlenmişti.

    Çözüm toplu katliamdı... Askerlerimiz, mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu. Ancak suya normalin cok uzerinde
    krizol maddesi katılmıştı. Mehmetçik, daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyorlardı. Ancak Ingiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarina izin vermiyorlardi. Mehmetçikler, bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Ancak bu kez Ingilizler havaya ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. Ancak başını sudan kaldıran artık göremiyordu. Cünkü gözler yanmıştı...

    Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz
    kör oldu. Bu vahset, 25 Mayis 1921 tarihinde TBMM'de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref beyler bir önerge vererek, Mısır'da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, bunun faili olan Ingiliz tabip, garnizon komutanı ve askerlerinin cezalandırılması icin TBMM'nin teşebbüse geçmesini istediler.

    Tabiiki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardı. Bu hesap sorma işide unutuldu gitti.

    Ama onlar unutmuyorlar...

    Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna sunuyorlar. En üzücü olanı da malum birilerinin, bu karalama kampanyalarına çanak tutması...




    ERMENİLER SOYKIRIM YAPILDI DIYE DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYOR BİZİM TARİHİMİZDEN HABERİMİZ YOK.Bu nasıl bir vahşet..15.000 askerimizi kör ettiler..Yazıklar olsun yapana yazıklar olsun bu olayın peşine düşmeyenlere…O gün haklarını aramadınız peki şimdi size engel olan kim..?ŞEHİTLERİMİZE SAYGINIZ VARSA 3 dakikanızı almaz bu yazıyı arkadaşlarınıza göndermek.

    www.cadde.eu



    hak habibullah yüreğini hak aşkı ile doldura!

    bilgeliğin daim ola..

    bu tarihi vakayı, msn üzerinden onlarca arkadaşıma ulaştırmıştım..cevaben gelen maillerdeki ortak cümle; "gözyaşlarıyla okudum" olmuştu...

    yine okudum şimdi ve sonra fotoğrafa baktım tekrar, gözlerdeki anlamı yakalamaya çalıştım...

    engel olamadım gözlerime..........

    and olsun ki; bunların hesabı sorulacak!..

    bizler olmasada, gelecek nesillerimiz soracak hesabını!..

    hayalci olmayıp, imkansızı başarıcaz..

    yemin olsun...
    Hepimiz Aynı Kilimin Desenleriyiz!

  10. #10
    Yeni Üye üveys Çok ünlü.
    Üyelik Tarihi
    Sep 2008
    Yaş
    41
    Mesajlar
    18
    Rep Puanı
    2

    Standart

    evet okuyanlar okumayanlardan sorumlu okumazsanız nasıl ebabil olursunuz?




    Yeni bir yıla , yeni umutlarla girmek istediğimizde ; umutlarımızı ilk başta karartan katliamlardan ; çocukların , kadınların ,erkeklerin acımasızca katledildiği; ülkelerinin , hiçbir haklı gerekçesi olmadan işgal edildiği , kaynaklarının 60 yıl boyunca sömürülmek için kayıt altına alınan , Irak ve Afganistan acıları bitmeden , Muharrem Ayı - ki bu yasak aydır , bunda savaş olmazdı inancımıza göre- inancımıza saygısızlığı bırakın ,yaratılan bir kulun en kutsal hakkı olan “ yaşama hakkı” bile çağın acımasız savaş aletleriyle , şimdi Filistin Halkı üzerinde ve hiçbir haklı sebebi yokken ; Müslüman kanı oluk oluk akıtılmağa , - yaşlı , çocuk ve kadın ayırımı yapmadan - katledilmeye başlanıldı.
    Bitecek mi ? Asla bitmeyecek… Daha fazla Müslüman kanı dökülecek…Ve daha fazla dökülecek…
    Doymayacaklar , doymayacaklar müslümanların kanını dökmeye…
    Bunun adına Halklara barış getirme diyorlar…Misilleme diyorlar…
    Hayır , bin kere hayır … Bunun adı savaş…
    Ama ne savaş… Adını usa bşk.nı koydu “ HAÇLI SAVAŞI”
    Müslüman kanı dökmek ; çocuk, kadın ve yaşı demeden öldürülmeleri bu savaşın içinde yer alanlara göre , en kutsal hakları… Böyle düşünüyor ve bunu uyguluyorlar ve uygulamaya devam edecekler…
    Bu onların kararı…
    Peki Rabbımız olan, Allah’ımız ne diyor ?
    O’nun Kelamı olan Kur’an ne diyor?

    Dünya katliamlara seyirci kalacak… Bizlerin seyirci kaldığı gibi…
    Ne mi yapalım ?
    Ne mi yapalım ?
    Dünyayı ayağa kaldıracak mitingler, toplantılar tertip edelim ; vahşete seyirci olmadığımızı , susmayacağımızı dünyaya demokratik bir dille , kararlı duruşumuzla , ayağa kaldıralım…Her yerde ve her zamanda bu vahşetin durdurulmasını dünya kamu oyunda yer alacak şekilde gösterelim…
    Önce, bu vahşet karşısında bizler “AYAĞA KALKALIM” …
    Sonra da dünyayı ayağa kaldıralım …
    Demokrasiyi ve bunun getirdiklerini kullanalım…
    Dünyada yaşayan her insan katil ruhlu değil ki…
    Olmadı mı ? Olmayacak mı? Evet olmayacak… Vahşet durmayacak…
    Kur’an daki “Fil Suresi” yeniden yaşatılacak…

    “Bismillahirrahmanirrahim
    *Görmedin mi Rabbin ne yaptı fil sahiplerine
    *Tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
    *Üzerlerine sürü sürü kuşlar saldı
    *Onlara balçıktan pişirilmiş sert taşlar atıyorlardı
    *Derken onları , yenilmiş ekin yaprağı gibi kılıverdi*
    ***Fil Suresinin Meali***


    Gelin dünü ve bugünü birleştirelim…Gelin Kur’an’ın ışığında bakalım …
    Gelin Marifet Penceresinden gösterildiği gibi , bakalım…
    Çoookk güçlüydü fil sahipleri , bugünde öyle gözüküyorlar… Kabe’yi, Allah’ın Kutsal Saydığı Evini ,yıkmaya geliyorlardı.Bugün de değişen bir şey yok…
    Güçlü olmayan Müslüman Ülkeler işgal altında ve devamı gelecek…savaşlar durmayacak , devam edecek…
    Ama hiç ummadıkları oldu… Hiç umulmayanlar geldi… Kuşlar geldi… EBABİLLER GELDİ… Allah’ın izni ile , o güçlü orduyu helak ettiler…
    Dün Kabe’yi savunmasız sandılar , bugün ise Müslümanları savunmasız zan ediyorlar… Allah’ın da bu katliama seyirci kalacağını zan ediyorlar. Bu onların zannı…
    Akıl varsa onlarda , Kur’an ı okusunlar…
    Sizler de okuyun , ey akıl sahipleri ve herkese okutun… Bu sizinde en başta görevinizdir…
    Arif olan, işin sonuna bakar…
    Firavunun ve Hz. Musa (as) nın kıssasına tekrar bakınız…
    “Nil nehri Musa (as) a su göründü , kıptiye kan ve irin…” Bu kıssada ders alacak , akıl sahiplerine çok şeyler var…
    Ebabil dağ kırlangıcı demektir kelime anlamında…
    Ama ebabiller sadece kuşmuydular. Hayır.
    Ebabilleri kuş olarak düşünmeyin . Peki neydi o zaman onlar? Veya kimlerdi onlar? Sadece “dün” de mi var olmuşlardılar? Ne? veya nasıl sorularını bırakın , bakın kimlermiş “EBABİLLER”…
    Ebabiller , Yahudi askerlerine taş atarak mücadeleyi sürdüren çocuklardır.
    Ebabiller ,Irak’ta ekmek bulmak için evden çıkıp, bir daha dönemeyen babalarını bekleyen çocuklar ve eşlerdir.
    Ebabiller , “Kutsal Kitabını” makinalı tüfeklerle delik-deşik oluşunu yaşlı gözlerle seyretmek zorunda kalanlardır.
    Ebabiller , Müslümanlar üzerinde “Kan” ile oynan , çirkin oyunu bozacak olanlardır.
    Ebabiller , İslamı “hak ettiği” güzelliklere ulaştırmak için, canları ve malları ile mücadele edecek olanlardır.
    Bedir’de , Uhut’da ve Hendekte O’nlar vardı.
    Çanakkale’de onlar vardı, Kurtuluş Savaşında da…
    Kore’de de onlar vardı , Kıbrıs’ta da…
    Ebabiler dün kuştu… veya öyle biliyorduk…
    Bugün ise , Ebabiller sizler olacaksınız ve öyle yazıldı alın yazılarınıza…
    Şimdi , Ebabiller “ yeryüzünün” en büyük mücadelesine hazırlanıyorlar… Hazırlarda… Farkında , şu an olmasalar bile…
    Yıllardır yapılan katliamların hesabını sormak üzere …
    İslamı Düşman olarak görenleri , kahretmek için hazırlar…
    Ama , daha zaman var…Zamanı da Kur’an bildiriyor…
    Musul-Kerkükteki Müslümanlar ile Filistin Halkı katledilecek … Yurtlarından sürgüne gönderilecekler , gitmeyenler yok edilecekler …
    İşte o zaman “EBABİLLER GELECEK” … Hem de kuşlar misali…. Evliyalarla , şehitlerle gelecekler… Hem de üç koldan…Ve hiç kimsenin ummadıkları anda, gelecekler.
    Bugünkü , Fil sürüsünü ve “sahiplerini” yok edecekler…
    “O Alemin bir emri var”…
    Çocuklara , kadınlara ve yaşlılara asla , ama asla dokunulmayacak…
    Onların, çocuk katillerinin yaptıklarını “Ebabiller” yapmayacaklar.
    Şimdi N.Fazıl Kısakürek ‘in dediği gibi “AYAĞA KALK SAKARYA” zamanı…
    Ayağa kalksın Ebabiller , uyuyanları uyandırsınlar…
    Dünyayı bu alçakça işlenen vahşete seyirci kalmaması için ; demokrasi içinde neler yapılması gerekiyorsa onları yapsınlar…
    “ Ebabiller” adını , size “O Alem” verdi. Adınıza layık olanı yapınız ve atalarınıza ,Evliyalara ve Resulümüze layık bir nesil olduğunuzu ispat ediniz.
    Ayağa kalkın … Dünyayı ayağa kaldırın –demokratik yönden- Bu acıyı üç gün sonra unutamazsınız … devam edecek katliamlar…
    Ama zulüm bitecek bir gün, ama “mutlaka bitecek zulüm”…
    Az kaldı…
    Zafer Allah’a inananların olacak… Merak etmeyin…
    Allah’ın , Resulünün selam ve bereketi üstünüze olsun Ey ! Ebabiller…
    Kahhar ismi de , İslam’ı yok etmek isteyenlerin üstüne olsun…AMİN… Sadece bununla yetinmeyin… Tepkilerinizi ortaya koyarken , dünyayı ayağa kaldırırken ; sizlerin yapacağı daha çok şeyler var…Ve bunların mükafatı binlerce Namaz değerinde… Nedir derseniz… İyi öğrenin ve mutlaka uygulayın…
    *Her namazınızda katledilen bu Müslüman kardeşlerimize , işgal altında olanlara , dualarınızla Allah’tan sabır, yardım dileyiniz…
    Allah’ımızın Düğün Günüm Dediği Cuma Namazlarınızı , savaş yüzünden kılamayan kardeşlerimize “HEDİYE” ediniz…Kendimiz için öğlen Namazını eda edelim… Ve bu “Ebabiller Gelinceye” kadar devam etsin…
    Allah’ımız yapılan hiç bir iyiliği karşılıksız bırakmaz… Aslında sizler elde ettiğiniz sevabın çokluğunu hayal bile edemezsiniz… (Marifette Hac , Oruç, Zekat bölümüne bakınız , daha fazla bilgi edinirsiniz…)
    Bu müjdeyi aldık , sizleri de müjdeye ortak edelim istedik… Allah’ımız yapacağınız her gayreti asla karşılıksız bırakmayacaktır…
    Lütfen , bu yazılanları okuyan kardeşlerimiz ; bu yazılanları okumayanları da haberdar edelim ve okumalarını mutlaka sağlayalım…
    Zaman, birlik olma zamanıdır.
    Zaman, ayağa kalkma zamanıdır.
    Zaman, duruşumuzu dünyaya gösterme zamanı ve dünyadaki aklı-selimleri de yanımıza alma zamanıdır.
    Zaman, yardımlaşma zamanıdır…
    Zaman, “Ebabillerin” ortaya çıkmasını bekleme zamanıdır…
    Zaman, katillerin dediğinin olması değil ; Allah’ın dediğinin olmasının zamanıdır …
    Allah’ımıza emanet olunuz , Ey ! Ebabiller

+ Konuyu Cevapla

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

     

Facebook Ziyaretçi Yorum Köşesi

Benzer Konular

  1. ÖĞrenmenİn sonu yoktur...
    Konuyu Açan: m_e_r_v_e, Forum: Tebessümlük Yazılar.
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj : 15. December 2008, 19:23

Bu Konu İçin Etiketler

Bu Konuyu Paylaşın !

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.